ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 22… Tanrı’nın Sevgisi, Koruması ve Merhameti

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 22... Tanrı’nın Sevgisi, Koruması ve Merhameti

<= Genel bakışa geri dön

Flag Turkey-270x180px  Bölüm 22… Tanrı’nın Sevgisi, Koruması ve Merhameti

=> PDF

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 22… Tanrı’nın Sevgisi, Koruması ve Merhameti
Jesus Christus´un Vahyi                                          

Almancadan tercüme: Jasmin

(Su)
Göksel Baba’nın Sevgisi
Rab şöyle konuşuyor…

  1. Günahlarınıza rağmen, sevgimin sizin peşinizden geldiğine şaşmayın. Hepiniz çocuklarımsınız. Bu dünyada Tanrı’nın sevgisinin bir kopyasını anne-babalarınızın sevgisinde gördünüz. Siz anne-babalarınıza sırtınızı dönebilirsiniz, onların otoritesini reddedebilirsiniz, onların talimatlarına itaat etmeyebilirsiniz ve onların nasihatlerine kulak vermeyebilirsiniz; kötü davranışlarınızla onların kalbini yaralayabilirsiniz, ağlamaktan onların gözlerinin kurumasına, onların şakaklarındaki saçların ağarmasına ve yüzlerinde çektikleri acıların izler bırakmasına neden olabilirsiniz; fakat onların sizi sevmesi asla son bulmayacak ve onlar sizi kutsayacaklar ve affedecekler.
  2. Fakat bu dünyadaki anne-babalarınız mükemmel değilse ve size temiz ve yüce bir sevginin ispatını verdilerse, neden o zaman bu kalpleri yaratan ve size anne-baba olma görevini veren Tanrı’nın sizi mükemmel bir sevgiyle sevmesine şaşıyorsunuz? Sevgi en yüce hakikattir. İşte o hakikatten ötürü ben insan olarak dünyaya geldim ve o hakikat için insan olarak öldüm. (52, 7)
  3. Sevgim sizi şaşırtmasın, fakat o sevgiden dünyada çoğunlukla acı bir kâseden içtiğiniz için şüphelenmeyin.
  4. İnsan derinlere düşebilir, karanlıklar içinde olabilir veya bana geri dönmeye çekinebilir. Fakat hepiniz için beni varlığınızla hissedeceğiniz, beni artık çok uzaklarda hissetmeyeceğiniz ve beni bir yabancı olarak da görmeyeceğiniz veya benim varlığımı, sevgimi ve adaletimi inkâr edemeyeceğiniz bir zaman gelecek. (52, 30)
  5. Sizi sanık olarak önümde görmek istemiyorum, Baba sevgimin size yardıma koşmaya hazır olan hep çocuklarım olarak görmek istiyorum. Sizi ruhumun şanı için yarattım ki, bende mutlu olun. (127, 41)
  6. Beni sevmeyi öğrenin, aykırı hareketleriniz ve günahlarınıza rağmen, etkisinden kaçamadığınız ve ondan kaçınamadığınız sevgimin sizin peşinizden geldiğinin farkına varın. Anlayın: suçlarınız ne kadar ağır olursa, benim size merhametim de o kadar büyüktür.
  7. İnsanların kötülüğü benim sevgimi defetmek istiyor, ama sevgi her şeyi yaratan ve hareket ettiren evrensel kudret, tanrısal güç olduğu için ona karşı gelemiyor.
  8. Size söylediğim her şeyin ispatı, bu devirde kendimi size beyan ettiğimde insanlık günahlarının uçurumunda yolunu kaybederken size verdiğimdir. Sevgim insan günahından tiksinmez, ama acıma hisseder.
  9. Beni tanıyın, lekelerinizi kristal gibi merhametinim kaynağında yıkamak için bana gelin. Rica edin, rica edin, size verilecek. (297, 59 – 62)
  10. Bir an için insanlar bana gelmeye layık olmadıklarına inanıyorlar ve onları o kadar çok sevebileceğimi kavrayamıyorlar. Ve Baba´dan uzak yaşamaya bir kere alıştıktan sonra, kendilerine kendi planlarına göre bir yaşam kuruyorlar, kendi kanunlarını koyuyorlar ve kendi dinlerini kuruyorlar. Ondan dolayı beni gelirken gördüklerinde, saşkınlıkları büyüktür. Sonra: “Babamız bizi gerçekten çok mu seviyor ki, kendisini böyle bize beyan yollarını arıyor?” diye soruyorlar.
  11. İnsanlar, size sadece benim olanların mahvolmasına izin vermediğimi söyleyebilirim ve siz benimsiniz. Sizi seviyorum, siz var olmadan önce bile sizi sevdim ve sizi ebediyen seveceğim. (112, 14 – 15)

(Çoban)
Tanrı’nın Koruması ve Yardımı

  1. Öğrenciler, size ruhun gelişme yolunda ihtiyacı olan bütün talimatları verdim.
  2. Hakikati tanıyanlara ne mutlu, çünkü onlar “yolu” çabuk bulacaklar. Diğerleri ise Tanrı’nın talimatlarını kendi eylemleri benimkilerden üstün göründüğü için geri çeviriyorlar.
  3. Hepinizi seviyorum. Ben, koyunlarını çağıran, birleştiren, sayan ve her gün daha fazla sahip olmak isteyen, onları besleyen, okşayan, koruyan ve onların sayısı yükseldiği zaman sevinen, onların hepsinin benim peşimden gelmediğini gördüğünde, bazen ağlayan çobanım.
  4. Bunlar sizin kalplerinizdir: çoğunuz bana geliyor, ama azınız gerçekten izimden gidiyor. (266, 23 – 26)
  5. Çarmıhınızı alın ve alçakgönüllülükle izimden gidin. Siz birisine teselli verirken, bir kalbe esenlik veya bir ruha ışık getirirken, maddi gereksinimleriniz konusunda her şeye dikkat edeceğime ve hiçbir şey ihmal etmeyeceğime güvenin.
  6. Sizin ruhunuza konuşurken, orada dertlerinizi, gereksinimlerinizi ve dileklerinizi keşfetmek için kalbinize de bir baktığıma inanın. (89, 6 – 7)
  7. Medeniyetten uzak görünseler de benim sevgimin beyanlarını almamış hiç bir ırk ve oymak – balta girmemiş ormanlarda yaşadıkları için bilmediğiniz oymaklar da – yoktur. Onlar tehlike anında onları koruyan, ilgilenen ve öğüt veren göksel sesleri duydular.
  8. Asla terkedilmiş olarak yaşamadınız. Başlangıçtan, insan olarak yaratılışınızdan beri benim sevgimin koruyucu siperinde yaşadınız.
  9. Çocuklarını şefkatle seven anne-babalar: çocuklarınız doğar doğmaz sizin korumanıza, fedakârlığınıza ve sevginize en çok ihtiyaçları olduğu zamanda, onları kaderlerine bırakmaya gönlünüz razı olur muydu?
  10. Onlar gençlik çağına ulaşmış olsalar bile, ben sizi çocuklarınızın üstüne titrer gördüm; size karşı suç işleyenlere ve sizi incitenlere bile en büyük bir sevgiyle bakarsınız.
  11. Fakat çocuklarınızın dertleriyle böyle ilgilenirseniz, o zaman sizi yaratılmadan önce bile seven göklerdeki Babanız´ın sevgisi acaba nasıl olacak?
  12. Hep sizin yardımınıza koştum ve sizi daha çok ruhen gelişmiş olarak bulduğum bu devirde kötü güçleri yok edilebileceğinizi ve iyiliğin titreşimlerinin çoğalmasını nasıl sağlayabileceğinizi öğrettim. (345, 39 – 42)
  13. Hayatınızın yeni bir bölümüne giriyorsunuz, yol hazırlandı. Çarmıhınızı alın ve izimden gidin. Bu yolda sınavların olmayacağını söylemiyorum, ama ne zaman zor yollardan geçmek zorunda olursanız veya acıların kâsesinden içerseniz, sizi cesaretlendiren, size nasihat veren bir ses duyacaksınız, sevgim sizinle olup size destek olacak, yükseltecek ve şifa balsamımın hafif okşamasını hissedeceksiniz. (280, 34)
  14. Acıların sizi yenmesine izin verdiğinizi görürsem ve siz her sınavdan ders almak yerine ağlamakla, azarlamakla ve sadece acılarınızın sonu olarak ölümü beklemekle yetinirseniz, o zaman kalbinize sevgiyle hitap etmek için ona teselli ve ümit vermek için ve onu güçlendirmek için size yaklaşırım öyle ki, o kendisini, zayıflığını ve imanının kıtlığını yensin ve yaşam sınavlarından zaferle çıkabilsin; çünkü bu zaferde huzur, ışık ve gerçek mutluluk olan ruhun mutluluğu vardır. (181, 10)
  15. Tabiatın en küçük yaratıklarında olduğumu düşünürseniz, kusurlarınızdan ötürü bana daha çok ihtiyacınız olduğu için nasıl olur da sizi reddedip sizden ayrılırım?
  16. Ben yaşamım ve ben her şeydeyim, ondan dolayı hiçbir şey ölemez. İyice düşünün ki, anlatım tarzına bağlı kalmayasınız. Duyularınızı sakinleştirin ve beni sözün özünde bulun. (158, 43 – 44)
  17. İçinize girin ve siz o kutsal yeri, Antlaşma Sandığını orada bulacaksınız. Orada bir kaynağı, rahmetin kaynağını ve lütufları keşfedeceksiniz.
  18. Hiçbir yardımdan mahrum bırakılmış ruh yoktur, hiç kimse mirasından mahrum bırakılmadı. Göksel adaletim karşısında uzayda kendisini fakir diye adlandırabilen, Babası tarafından reddedilmiş ve kendisine Rab´bin yurdundan kovulmuş diyebilen bir tek kimse yoktur.
  19. Birisi kendisini mirasından mahrum bırakılmış hissederse, o kimse içinde Tanrı’nın hediyelerini keşfetmediği için böyle hisseder veya kendisi günahlar içinde yolunu kaybettiği, hakikati gözleri görmediği veya kendisini (Tanrı’nın hediyelerine) layık görmediği içindir.
  20. Siz bu Tanrı’nın hediyelerini hep içinizde keşfedesiniz; o zaman yanınızdaki varlığımın hiç eksik olmadığını, hep “ekmek”, “şifa balsamı”, “silahlar”, “anahtar” ve ihtiyacınız olan her şeyin içinizde var olduğunu krallığımın ve görkemimin mirasçıları olduğunuz için göreceksiniz. (345, 87)
  21. Baba ve çocukları arasında asla kopamayan bir bağ vardır ve bu bağ tanrısal Ruh ve sizin aranızda diyaloğun olmasının nedenidir. (262, 35)
  22. İnsanlığın kalbinin dibine kadar ulaşması gereken sevgime ve sözüme ihtiyacı vardır. Usta durmadan ruhlarınızın ışığa kavuşması için savaşıyor öyle ki, siz kendinizi bilgisizlikten kurtarıp daha yüksek ruhi bölgelere ulaşabilesiniz.
  23. Krallığımın kapıları açıktır ve Baba’nın “sözü” sonsuz sevgiyle size yeniden yolu göstermek için gelir.
  24. Ben insanlığa bir kere daha geldim, fakat insanlık ona ruhen göründüğüm için ve onun materyalizmi büyük olduğunu için beni hissetmedi. Ruhunuz benim tanrısal ruhumdan kaynaklandığı için neden o zaman insanlar beni hissetmediler? Onlar ruhlarını materyalizme, adi tutkularına bağladıkları içindir.
  25. Fakat size ışık olarak sizi aydınlatmak ve hakikati getirmek için gelen Tanrı’nın Kuzusu buradadır. (340, 13 – 15)

(Yosun, Su)
En Yüce Tanrı’nın Alçakgönüllülüğü

  1. Sözümün sizin aklınızı kurumlu felsefelerle doldurmadığını anlayın, o yaşamın esansıdır. Size dünyevi zenginlikler sunan zengin değilim. Ben size gerçek yaşamın krallığını vaat eden tek Tanrı’yım. Ben çocuklarını okşamasıyla ve mucizeler yaratan sözüyle kefaret yolunda ayağa kaldıranb çocuklarına ihtişamsız yaklaşan alçakgönüllü Tanrı’yım. (85, 55)
  2. Hizmetkârlarım olun ve siz asla aşağılanmayacaksınız.
  3. Bakın: ben kral olarak gelmedim, ne de bir hükümdar asası veya taç kullanıyorum. Ben aranızda alçakgönüllülüğün örneğiyim ve daha daha: hizmetçinizim.
  4. Rica edin ve size vereceğim; emredin ve size sevgimin ve alçak gönüllülüğümün bir ispatını daha vermek için itaat edeceğim. Size sadece beni tanımanızı ve dileğimi yerine getirmenizi rica ediyorum. Görevlerinizi yerine getirirken engellere rastlarsanız, böyle dua edin ve benim adıma engelleri yenin ve ödülleriniz daha büyük olacak. (111, 46)
  5. Önünde dua için eğilmek zorunda olduğu hiç kimsesi olmayan Babanız size konuşuyor. Fakat size doğrusunu söyleyeyim, eğer benden daha güçlü birisi olsaydı, onun önünde eğilirdim, çünkü benim ruhumda alçakgönüllülük vardır.
  6. Çocuklarım olmanıza rağmen, bana doğru yükselmeye uğraşmanız yerine, benim sizinle konuşmak, sizi dinlemek ve teselli etmek için nasıl aşağıya gelmeme neden olduğunuzu göz önünde bulundurun. (125, 19)
  7. Sizi asla yüceliğiyle alçaltmamış olan, bilhassa bunu mükemmel alçakgönüllülüğünde sizi büyük yapmak için göstermiş olan ve ne başlangıcı ne de sonu olan krallığında gerçek yaşama sevinmeniz için oraya götürecek olan Babanız tarafından sevilmenin mutluluğunu kalbinizde hissedin. (101, 63)

(İlaç bitkileri)                                                                                                                         Tanrı’nın Acıması ve Birlikte Acı Çekmesi

  1. Eğer Jesus´un Tanrı’nın Oğlu olduğu için acıları hissetmediğine inanıyorsanız, yanılıyorsunuz. Eğer acılardan uzakta olduğuma size bugün ruhen geldiğim için inanıyorsanız, ayni şekilde yanılgıdasınız. Hepinizin sonuçta yanımda olacağınızı bildiğim için bugün acı çekmediğimi düşünüyorsanız, o zaman da haklı değilsiniz. Size doğrusunu söyleyeyim, Tanrı’nın Ruhu´ndan daha hassas hiçbir yaratık olmadığını size söylüyorum.
  2. Size soruyorum: Kim bütün yaratıklara hassaslığı verdi? Beni sevindirmeyen hangi iyi şeyi yapabilirsiniz? Hassaslığıma bir yara gibi olmayan hangi kötülüğü yapabilirsiniz? Bakın, insanlığın beni yeniden çarmıha gerdiğini söylememin nedeni budur. Ne zaman çarmıhtan indirilip dikenden tacım başımdan çıkarılacak? (69, 34)
  3. Bazıları düşmanım olarak bana karşı geldiklerinde, onları düşman olarak görmüyorum, bilhassa muhtaç olarak. Kendisini bilirkişi sayanlara ve benim varlığımı inkâr edenlere acımayla bakarım. Beni insanların kalbinden silmeye çalışanlara yaşamın Yaratıcısını yok etmek için güç ve silahlara sahip olduğuna inandıkları için bilgisiz insan olarak bakarım. (73, 33)
  4. Kendimi size sevgi dolu bir Baba, alçakgönüllü Usta, ama asla acılarınıza karşı vurdumduymaz, hep hoşgörülü, kusurlarınıza karşı merhametli olarak gösteriyorum, çünkü benim gözümde hep çocuk olarak kalacaksınız.
  5. O kadar çok sevgiyle yaratılan ve sonsuz yaşam için belirlenmiş olan çocuklarımın dünyada ruhsal yaşamla ilgilenmeden ve de o yaşamın hazırladığı mükemmelliği tanımak istemeden inatla ölümü aradıklarını gördüğüm zaman, sizi yargılamak zorundayım. (125, 59 – 60)
  6. Babanız olduğum için çocukların hissettiklerini gerekli olarak hissetmek zorundayım. Her biriniz acı çekerken ve kendi acılarını hissederken, Tanrı’nın Ruhu´nun çocuklarının acılarını onlarla birlikte çektiğini sadece böyle anlayabileceksiniz.
  7. Bu hakikatin ispatı olarak dünyaya insan olmak ve dünyanın bütün acılarını ve günahlarını temsil eden bir çarmıhı taşımak için geldim. Fakat insan olarak kusurlarınızın yükünü omuzlarımda taşıdığımda ve acılarınızı hissettiğimde, o zaman kendimi çocuklarımın sıkıntılarından ötürü duygusuz gösterebilir miydim? (219, 11 – 12)

(Kar)
Tanrı’nın Affı, İnsafı ve Merhameti

  1. Sizin gideceğiniz yeri tek bilen benim ve kat ettiğiniz yolu ve daha kat etmeniz gereken yolu da bilen tek benim. Sizin acılarınızı ve sevinçlerinizi anlayan benim. Hakikati ve adaleti bulmak için ne kadar yol aldığınızı biliyorum. Benden bütün kalbiyle suçlarından ötürü af dileyen korku dolu seslenmenizi duyan merhametimdir.
  2. Ve Baba olarak her ısrarlı ricayı yerine getiriyorum, gözyaşlarınızı topluyorum, sakatlıklarınıza şifa getiriyorum, affedildiğinizi ve utanç lekelerinizden kurtulduğunuzu hayatınıza yeni bir şekil vermeniz için hissettiriyorum.
  3. Siz çocuklarımın bana yaptığı hakaretleri affedebilen de tek benim. (245, 39 – 41)
  4. Bu devirde sözüm sizi yeniden aydınlatır. İnsafımı fazlasıyla size yağdıracağım ki, ruhen temiz ve hazırlıklı olun. Halk, fakat yeniden günah işlerseniz, sizi kucağımdan uzaklaştıranın ben olmadığımı, o benim dileğim olmamasına rağmen, bilhassa benden uzaklaşanın siz olduğunu bilesiniz. Affım ve sevgim pişmanlıkla bana geri dönmek isteyen herkesi içeri almak için kapı gibidir. (283, 69)
  5. Sevgiyle sizi affetmekle ve hatalarınızı düzeltmekle kendimi tanıtırım. Kendi dileğinize göre yaşadığınız ve Baba´ya hakaret ettiğinizde, günahkâr yaşamınızın ipini kesmedim, sizi ne havadan, ne de ekmekten mahrum bıraktım. Sizi acılarda bırakmadım, ne de feryatlarınızı duyumsamazlıktan geldim. Ve doğa verimliliğiyle, ışığıyla ve lütuflarıyla etrafınızı sarmaya devam etti. Kendimi insanlara böyle tanıtırım ve beyan ederim. Hiç kimse dünyada sizi böyle bir sevgiyle sevemez ve hiç kimse sizi böyle benim sizi affettiğim gibi, affedemez.
  6. Ruhunuz, en güzel çiçekler ve en mükemmel meyveler verinceye kadar, sonsuzluktan beri ona baktığım ve mükemmelleştirdiğim bir tohumdur. Sizi nasıl ölüme terk edebilirdim veya fırtınanın şiddetine bırakabilirdim? Bütün yaratıkların gideceği yolu tek bilen ben sizi nasıl yarı yolunuzda bırakabilirdim? (242, 31 – 33)
  7. Siz, yanlış yolda gidenler: Bana seslenirseniz, sizi kabul etmeye, kudretimi ve ışığımı size vermeye hazırım. Ruhunuzda büyük günahkârların izini taşıyorsanız, onun önemi yoktur. Size hakaret edenleri ve Tanrı’yı kutsamanıza yol açacağım, çünkü O size bu mucizeyi içinizde gerçekleşmesini mümkün varsaydı. O zaman Christus´un sevgisini kalbinizde hissetmeye başlayacaksınız.
  8. Bazıları bu sözleri duyarken: “Büyük günahkârlar ayni şekille adaletlilerin ödüllerini hak ettikleri gibi bu merhamete nasıl uğradılar?” diye düşünecekler.
  9. Ah insanlar, gözlerinizin gördüğü yerin ötesini görmeyen insanlar! Size iyiliklerimi insaftan dolayı, onu siz hak etmeden önce verdim.
  10. Küçücük bir alçakgönüllülüğün veya kardeşlerine eksik olan sevgisini kavramanın kıvılcımını gördüğüm sürece, hem temiz bir düşünceye, hem de bana lekeli olarak yaklaşan insanın acılı feryadına yanıt veririm.
  11. Ben büyük çaresizliklerinde bilgisizliklerinde gözyaşları döken zayıfların avukatıyım. Ben ağlayanlara seslenen ve teselli eden tanrısal ümidim; Ben acılarında ve suçlarının kefaretini öderken inleyenleri hafifçe okşayan iyimser Jesus´um.
  12. Ben sizin Kurtarıcınız´ım, günahlarınızdan arındıranım; ben insanlar için anlaşılabilir hakikatim. (248, 18 – 21)