ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 23… Tanrı’nın İlhamları ve Vahiyleri

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 23... Tanrı’nın İlhamları ve Vahiyleri

<= Genel bakışa geri dön

Flag Turkey-270x180px  Bölüm 23… Tanrı’nın İlhamları ve Vahiyleri

=> PDF

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 23… Tanrı’nın İlhamları ve Vahiyleri
Jesus Christus´un Vahyi

Almancadan tercüme: Jasmin

Tanrısal İlhamlar
Rab şöyle konuşuyor…

  1. Öğrenciler: eğer sözüm size ulaşırsa ve siz onu anlamazsanız, şüphelenirsiniz. Fakat size söylüyorum: eğer belirsizlik size huzur vermiyorsa, o zaman tarlaların tenhalığına gidin ve orada sadece geniş kırların, dağların ve gökyüzünün şahit olduğu tabiatın ortasında Ustanız´a bir kez daha sorun. Kendinizi O´nun sözünü anlamaya verin ve o zaman size O´nun sevgi dolu yanıtı ulaşacak. O zaman kendinizi havada, ilham ve bilinmeyen ruhi mutlulukla dolu olarak hissedeceksiniz.
  2. Bu yolla artık küçük inançlı insanlar kalmayacaksınız, çünkü Tanrı’nın her sözünün hakikati içerdiği ve o söz kutsal olduğu için ve o sözü anlayabilmek için duayla ve temiz bir gayeyle onun derinliklerine dalmanız gerekir.
  3. Hep hazırlandığınız ve bir şeyi bilmek istediğiniz zaman, ışığa olan arzunuz göksel ışığı kendine çekecek. Kaç kere ben size çoktan söyledim: Dağların tenhalığına gidin ve orada bana dertlerinizi, acılarınızı ve acil durumunuzu anlatın.
  4. Jesus size bu dersleri “İkinci Devirde” kendisi size örnek olarak öğretti. Benim vaiz görevime başlamadan önce, dua etmek için çöle çekilmemin örneğini hatırlayın. Dünyada hayatımın son günlerinde daha tapınağa dua etmek için gitmeden önce, Baba´yla konuşmak için Zeytin Dağı’nın tenhalığına gittiğimi hatırlayın.
  5. Tabiat, her şeyin O´na tapmak için O´na doğru yükseldiği Tanrı’nın bir tapınağıdır. Orada Tanrı’nın etkisini direkt ve halis olarak alabilirsiniz. Orada, insani bencillik ve materyalizmden uzakta ve sizin hayat yolunuzda sizi iyilik yapmaya teşvik eden bilgece ilhamların kalbinize girdiğini hissedeceksiniz. (169, 28 – 31)
  6. Uyanık kalın, öğrenciler, çünkü ben size sırf bu konuşucum yoluyla konuşmayacağım, vücudunuz uyurken, kendimi o anda ruhunuza beyan edeceğim. Size kendinizi nasıl uykuya hazırlıklı dalmanız gerektiğini ve ruhunuzu dünyevi şeylerden nasıl çözebileninizi öğreteceğim öyle ki, ruhunuz ışığın bölgelerine kehanetleri almak için yükselebilsin, o ışıkla yolunu aydınlatsın ve sonra bu mesajı (kehaneti) aklına aktarsın. (100,30)
  7. Bazen inandığınız gibi ben asla sizden uzakta olmadım, ne sizin acılarınız karşısınde ilgisiz kaldım, ne de sizin seslenmenize sağır kaldım. Şu durum oldu: Siz daha ince duyularınızı hassaslaştırmaya çaba göstermediniz ve beni vücudunuzun duyu organlarıyla sezmeyi beklediniz. Fakat size söylüyorum, insanlara (vücut yoluyla) beni sezmelerine izin verdiğim zaman çok gerilerde kaldı.
  8. Eğer ruhi yeteneklerinizin birkaçını geliştirmeye biraz zahmet gösterseydiniz, örneğin ruhi bakışla içten yükselme, dua, sezgi yeteneği, kehanet rüyası ve vizyon gibi, size garanti ediyorum, bu yollarla benimle bağlantı kurardınız ve bundan dolayı sorularınıza yanıtlar ve düşüncelerinizde tanrısal ilhamlar almış olurdunuz.
  9. Ben her zaman sizinle konuşmaya hazırım, hep sizin ruhi yükselişinizi ve ruhi hazırlanmanızı hatırınız için ve sizi mutlu etmek için kendimi ruhunuza beyan etmek amacıyla bekliyorum. Bundan dolayı bu hediyeye kavuşmak için daha büyük arınmayla hazırlanmanız gerekir. (324, 52, 54)
  10. Bilginlerinize sorun ve onlar dürüstse, Tanrı’dan ilham rica ettiklerini size söyleyecekler. Eğer onlar daha çok sevgiyle insanlar için ve daha az kibirle kendileri için rica etmiş olsalardı, onlara daha çok ilham verirdim.
  11. Size doğrusunu söyleyeyim: Topladığınız gerçek bilgilerin hepsi benden kaynaklanır. İnsanlarda temiz ve yüce olan her şeyi bu devirde sizin faydanız için kullanacağım, çünkü ben onları iyiliğiniz için size verdim. (17, 59 – 60)
  12. Şimdi ruhumun durmadan vicdanınıza, ruhunuza, aklınıza ve kalbinize konuştuğu bir devirdir. Sesim insanlara düşünceler ve yaşam sınavları yoluyla ulaşır ki, yöneticiler veya talimat verenler uyudukları için ve dünyanın uyanmasını asla istemedikleri için bu sınavlar yoluyla birçokları hakikate uyanır. (306, 63)
  13. “Üçüncü Devirde” beyanlarımın berraklığıyla insanlar için imkânsız olanı, yani kendimi insanın akıl organı yoluyla beyan etmeyi gerçekleştirdim.
  14. Öğrenciler, beni kavrayın, çünkü sizi bekleyen ruhtan ruha diyalogla benim yanınızdaki varlığımı ebediyen hissedeceksiniz. Eğer hazırlanmayı becerirseniz, bana artık: “Rab, neden gelmiyorsun? Neden benim acımı görmüyorsun?” demeyeceksiniz. Bana artık böyle konuşmayacaksınız. Size doğrusunu söyleyeyim, öğrenciler, bana böyle konuşanlar bilgisizliklerinin ve hazırlanmamış olmalarının elle tutulur bir ispatını verecekler.
  15. Öğrencilerimi benden ayrı görmek istemiyorum. Ruhunuzla bana: “Usta, sen bizimle berabersin, ruhumuz seni hissediyor, bilgeliğin ilhamımın kaynağıdır” diye söylemenizi istiyorum. Bu sizden duymak istediğim bana inanmanın gerçek itirafıdır. (316, 54)

Tanrısal Vahiylerin İnsanların Anlayış Seviyesine Göre Ayarlanması

  1. Tanrısal olan şeyleri vahiy etmek için dilleriniz sınırlıdır; ondan dolayı size her devirde benzetmelerle, karşılaştırma tarzında konuşmak zorundaydım, ama şimdi – bu tarzda konuşmuş olsam bile – vahiylerimi iyice kavrama arzunuz olmadığı için beni çok az anladığınızı görüyorsunuz. (14, 50)
  2. Her devirde geleceğimi beklediniz ve buna rağmen – her ne zaman size geldiğimde – hazırlıklı ve ruhta gelişmiş olmanın eksikliği yüzünden, beni tanımadınız. Size söylüyorum; benim yanınızdaki varlığım hangi şekilde olursa olsun, o hep hakikati ve tanrısal yaşam esansını içerir.
  3. Kendimi dünyaya beyan etmek için çeşitli tarzları kullandığımı size söyledim. Fakat o tarzlar sizden ruhumu gizlemek için maskeler değildi, bilhassa onlar kendimi insan olarak göstermek, sınırlamak ve kendimi insanlara duyulabilir ve hissedilebilir yapabilmek içindi.
  4. Şimdi size bir yargıya varmadan önce, ikna olma anı gelmeden veya ruhunuz aydınlanmadan önce, bu sesi dinlemenizi istiyorum. (97, 11 – 12)
  5. İnsanlar körlük ve bilgisizlik içinde kalmaya inat ettikleri sürece, her şeyden önce Baba olan Tanrı’nın çocukları tarafından anlaşılabilmesi için çocuklarına karşı kendisini insanlaştırmak, sınırlamak ve küçültmek zorunda kalmasına neden olacaklar. Ne zaman kendimi önünüzde görmeniz gereken görkemimle görünmeme izin vereceksiniz?
  6. Benim yüceliğimi tasavvur edebilmeniz için kendiniz de yüce olmalısınız ve bundan dolayı hep size ruhi yücelik vermek için geliyorum öyle ki, Baba’yı tanımanın, O´nun sevgisini hissetmenin ve üstünüzdeki göksel konseri duymanın getirdiği sonsuz mutluluğu yaşayasınız. (99, 26 – 27)
  7. Baba’nın Sina Dağı’ndaki vahyinin dış parçası Tanrı’nın kanununu üstüne yontmak için hizmet eden bir taştı.
  8. Jesus yoluyla Tanrı’nın beyanının dış parçası Christus´un insancıl vücuduydu.
  9. Bu devirde beyanlarımın dış parçası benim konuşucularımdı. Ondan dolayı da tıpkı eski devirlerde olduğu gibi, bu vahiy şekli de sona ermek zorundadır.
  10. Kendisini ibadet biçimleriyle beslemeyen, bilhassa esansla besleyen ruhta gelişmiş bir halkın çocukları olduğunuzu kavrayın. Eğer benim sözümü doğru anlarsanız, asla putperestliğe düşmeyeceksiniz, ne de dış ibadet şekillerine, ritüellere sarılacaksınız, çünkü hep en önemli ve sonsuz olanı arzu edeceksiniz. (224, 69 – 71)

Tanrı’nın Çeşitli Vahiy Tarzları

  1. İnsanlık, onu uçurumdan kurtaran bir Mesih´in ziyaretini isterdi veya insanlık en azından Tanrı’nın sesini havada duyulan bir insanın sesi gibi duymak isterdi. Fakat size söylüyorum, biraz gözetlemeniz veya ruhunuzu hassaslaştırmak için meditasyon yapmanız her şeyin size konuştuğunu duymaya yeterdi. Eğer taşların konuşması size imkânsız geliyorsa, sırf taşların değil, bilhassa etrafınızdaki her şeyin Tanrı’dan söz ettiğini size söylüyorum öyle ki, büyüklük, kibirlilik ve materyalizm rüyanızdan uyanın. (61, 49)
  2. Geçmiş devirlerin aydınlanmış insanları hep bir ışığın parıltısını gördüler ve benim sözümü duydular. Peygamberler, ilham alanlar, önde gidenler ve ruhen gelişmiş ideoloji kurucuları bulutlardan, dağlardan, yelden ve nereden geldiğini belirleyemedikleri bir yerden ses duyduklarına, ateşten dilden gizemli yankılar yapar gibi Tanrı’nın sesini duyduklarına şahitlik yaptılar. Birçokları duydular, gördüler ve duyu organları yoluyla hissettiler, diğerleri ise ruhi yetenekleri yoluyla. Bunların aynisi bu devirde de oluyor.
  3. Size doğrusunu söyleyeyim, mesajlarımı fiziksel duyu organlarıyla alanlar Tanrı’dan aldıkları ilhamları ruhen yorumladılar ve onlar bunu fiziksel ve ruhi hazırlanışlarına göre ve dünyada yaşadıkları devire göre yaptılar, tıpkı şimdi benim sizin onlara “konuşucular” “yetenekli insan” diye adlandırdığınız insani araçlarımda olduğu gibi. Fakat size eski devirlerde bu devirde olduğu gibi insanların vahiylerimin berraklığına kendi fikirlerini veya çevresinde yaygın olan fikirleri eklediklerini ve bilerek veya bilmeyerek hakikatin temizliğini ve sınırsız özelliğini değiştirdiklerini söylemeliyim. Aslında bu berraklık ve sınırsız özellik sevginin en yüce vahyidir.
  4. Ruhi titreşimler ve ilhamlar onların içindeydi ve hem “ilkler” hem de “sonrakiler” onun şahitliğini yaptılar ve ruhlarına ulaşmış olan, ama nasıl ulaştığını bilmedikleri ayni şekilde birçoklarında da bugün ve diğerlerinde yarın olacak olan o ilhamın şahitliğini yapacaklar.
  5. Sözler, yorumlar ve davranış tarzı insanlara ve onların yaşadıkları devre bağımlıdır, fakat her şeyden önce hakikat gelir. (16, 11 – 14)
  6. Bazen ruhumun sizin anlayabileceğiniz tarzda beyan etmesi gereklidir. Sizinle konuşmak zorunda olmamın nedeni kanunuma karşı itaatsizliğinizde ve gerçek yoldan sapmanızda yatar.
  7. İnsanlar, onlara verilen irade özgürlüğünden ötürü yaratılanlar arasında en asidir. Bugüne dek insan vicdanının direktiflerine boyun eğmek istemedi.
  8. Sözüm, bazılarını geri çekmek, diğerlerine yön vermek, herkesi hakikatle güçlendirmek ve sizi uçurumdan kurtarmak istiyor.
  9. “İkinci Devirden” tamamen farklı olan şimdiki vahiy tarzımdan ötürü bana karşı gelmeyin. Bilin ki, asla ayni tarzı iki kere kullanmadım. Eğer onu yapsaydım, ayni talimatlarla direnmenize neden olmuş olurdum ve ben hep size yeni dersler vermek, size yeni adımlar atmanız için yardıma geliyorum. (283 39 – 42)
  10. Sözüm çeşitli yollarla kendisini bildirir: vicdan yoluyla, benden konuşan yaşam sınavlarıyla, tabiat güçleriyle veya ruhi çocuklarım yoluyla. Sözüm evrenseldir. Hazırlanan herkes sesimi duyacak. (264, 48)

Tanrısal Vahiylerin Gerekliliği

  1. Benim tanrısal talimatlarım sırf ruh için belirlenmedi – hayır, o insan kalbine de ulaşmalıdır öyle ki, hem ruhsal, hem de fiziksel yanınız ahenk içinde olsun.
  2. Tanrı’nın sözü aklınızı aydınlatmak ve insan kalbini hassaslaştırmak için belirlendi ve o sözdeki yaşam esansı ruhu beslemek ve yüceltmek için belirlendi.
  3. İnsan yaşamının eksiksiz olması için, tıpkı insanın maddi besin için çok çalışıp zahmet çektiği gibi, insanın ruhsal ekmeğe de ihtiyacı vardır
  4. “İnsan, yalnız ekmekle yaşamaz” diye size “İkinci Devirde” konuştum, sözüm hâlâ geçerlidir, çünkü insanlar asla ruhi besinden dünyada hastalıklar, acılar, karanlık, felaketler, sefaletler ve ölüm onlara musallat olmadan vazgeçemeyecekler.
  5. Materyalistler, insanın onu hayat yolunda besleyen ruhsal şeylere çabalamadan sadece dünyanın ve tabiatın sunduklarıyla yaşayabileceklerini argüman olarak ileri sürebilirler. Ama bunun mükemmel ve mutlu bir hayat olmadığını, bilhassa ruhaniyet gibi en önemli şeyin eksik olduğu bir hayat olduğunu söylemeliyim. (326, 58 – 62)
  6. Her devirde kendimi basit bir şekilde insanlara beyan ettim öyle ki, beni anlayabilsinler, hep bunu aklınızın ve kalbinizin kavrama seviyesine göre yaptım. Ben size alçakgönüllülüğün bir örneğini vermek için aşağıya geldim. Sizin zavallı yaşamınıza inmem, sizi daha iyi bir yaşama yükseltmek içindi. (226, 54)
  7. Bu size “İkinci Devirde” verdiğim sözümün gerçekleşmesidir ki, Jesus Babası’na bilgeliğini alçakgönüllülere vahiy ettiği, ama kâhinlerden ve bilgili insanlardan gizlediği için şükretti.
  8. Evet, halkım, sizin bilgili dediğiniz insanlar hava atıyorlar ve basit halkı benden aldıklarından sadece ekmek kırıntısı saydıkları şeyleri size öğretmekle sizi alçak tutmak istiyorlar.
  9. Hayatın darlıkları ve onun getirdiği yoksunlukları bilen ve “küçük insanlar” denen yoksullar ise buna karşın bir şeye sahip olduklarında, onlar için pek çok olduğu duygusuyla varlıklarını diğer insanlarla paylaşıyorlar.
  10. Şimdi size ilave ediyorum: Bir açgözlü cömert bir insan olduğunda ve gururlu alçakgönüllü bir insan olduğunda, erdemli yaşamayı beceren insanlar onlar için hazırladıklarımı o an almakla sevinecekler. Çünkü benim sevgim taraf tutmaz, her şeyi kapsar ve bütün çocuklarım içindir. (250, 17)

Tanrı’nın Vahyinin Sınırsızlığı

  1. Üçüncü Devri aydınlatması gereken bu talimatlar benim son talimatlarım değildir. Ruhsal olan şeylerin sonu yoktur. Benim kanunum tanrısal güneş gibi her vicdanda parlar. Faaliyetsizlik ve yıkım sadece insanların bir özelliğidir ve onlar kötü alışkanlıkların, zayıflıkların, yüzsüzlüğün ve tutkuların sonucudur.
  2. Eğer insanlık hayatını ruhi temeller üstüne kurarsa ve öğretimin ilhamının size verdiği sonsuzluğun idealini içinde taşırsa, o zaman ilerlemenin yolunu ve mükemmelliği bulmuş olacak ve asla yukarı yükselişin yolundan artık uzaklaşmayacak. (112, 18)
  3. Eğer size şimdi ruhsal yaşam hakkında vahiy verdiğimi sanıyorsanız, büyük bir yanılgı içindesiniz; çünkü size bir kere daha söylüyorum: Tanrı’nın talimatı ilk insan doğduğu zaman başladı ve eğer size talimatlarımın ruhların yaratılmasıyla dünya yaratılmadan önce başladığını söylemekle abartmıyorum. (289, 18)
  4. İnsanlar sadece gözlerinin görebildiği şeylere inandıklarında ve içinde yaşadıkları dünyanın şeklini bilmediklerinde, gözlerinin bildiği derecede sınırlı bir Tanrı’yı tasavvur ediyorlardı.
  5. Ama insanların akılları zamanla gizemleri çözdüğü derecede, uzay da gözlerinin önünde daha da genişledi ve Tanrı’nın yüceliği ve her şeye gücü yetmesi insanların şaşkın zekâsına göre oldukça büyüdü.
  6. Ondan dolayı size bu devirde ruhi gelişmenizle ahenk içinde olan bir talimat vermek zorundaydım.
  7. Fakat size soruyorum: Vahimlerim maddi bilgileri mi içerir? Hayır, size öğrettiğim bilgi gördüğünüz ve çoktan beri incelediğiniz tabiatın ötesinde bir yaşam hakkındadır. Benim vahyim ruhu belli bir yaşam seviyesine götüren ve oradan her şeyi keşfedeceğiniz, tanıyacağınız ve anlayabileceğiniz yolu gösterir.
  8. Tanrı’nın insanlara kendisini beyan etmesi – ruhsal dünyanın kendisini size bildirmesi ve hayatınızda açığa çıkması – bilinmez dünyaların ve gök kürelerinin kendilerini bildirmeleri size imkânsız veya en azından acayip mi görünüyor? Yoksa ayni bilgi seviyesinde duraklamak mı istiyorsunuz ve Baba’nın size vahiy ettiklerinden daha fazlasını asla vahiy etmemesini mi istiyorsunuz?
  9. Alışkanlıklarına inanan birisi olmayın ve ruhunuza kavramak için sınır koymayın!
  10. Bugün ruh öğretisini reddedilirsiniz, ona karşı savaşabilir ve onu peşinden kovalayabilirsiniz; fakat yarın hakikat önünde başınızı eğeceksiniz.
  11. Her Tanrı’nın vahyi verildiği anda reddedildi ve ona karşı gelindi; fakat sonunda o ışık kabul edildi.
  12. Bilimin keşiflerinde de insanlık kendisini inançsız gösterdi, fakat sonunda gerçek önünde eğilmek zorunda kaldı. (275, 64 – 70)
  13. Eğer insanlığın kalbinden Kutsal Ruh´un tapınağı sonsuzluğa yükselirse, orada o sonsuzluğun ortasında yeni vahiyler görülecek ki, insanlar ne kadar çok ruhen yukarıya doğru gelişirlerse, o vahiyler de o kadar çok büyük olacaklar. (242, 62)
  14. Size aşağıya gelirken, diğer milletleri ihmal edebileceğimi, hepiniz çocuklarımken, nasıl düşünebilirsiniz? Ruhum evrensel olmasına ve bütün yaratılanları kapsamasına rağmen, herhangi birisinin benden uzak, benim dışımda olduğunu mu düşünüyorsunuz?
  15. Her şey benden yaşar ve benden beslenir. Ondan dolayı benim evrensel ışınım bütün dünya küresine geldi ve ruh benim etkimi bu dünyada ve öbür dünyalarda aldı, çünkü ben bütün çocuklarımı kurtarmak için geldim. (176, 21)
  16. Hakikate şahitlik etmek, onu yaymak ve dünyaya “Üçüncü Devrin” gelişini bildirmek için, konuşucularım yoluyla beyanım dileğim üzerine sadece geçici olsun, bu halka standart, kanun ve temel olarak hizmet eden kısa bir hazırlanma aşaması olsun.
  17. Tıpkı insan zekâsı yoluyla şimşek gibi kısa bir süre beyanım belirlendiği gibi, ayni şekilde de bazı gruplar bu vahiy esnasında orada olmak için ve bu mesajı duymak için çağrıldı.
  18. Ruhtan ruha diyalog ise bütün insanlığa zaman sınırı olmadan ulaşacak, çünkü bu beni arama, alma, dua etme, beni duyma ve hissette tarzı sonsuza dek geçerli olacak. (284, 41- 43)

Tanrı’nın İnsandaki Varlığının Açığa Çıkması

  1. Sizi öğrencilerim yapmak istiyorum öyle ki, siz benim ruhumdan çocuk olarak beni hissetmeyi öğrenin. Benim kendi esansımdan yaratıldığınız ve benim bir parçam olduğunuz için, varlığımı neden içinizde hissetmeyesiniz?
  2. Beni bilincinde olmadığınız için, ruhaniyetiniz ve hazırlanmanız eksik olduğu için hissetmiyorsunuz. O kadar çok işaretler ve duygu izlenimleri alsanız bile, bunun nedenlerini maddi şeylerde sanıyorsunuz. Ondan dolayı size yanınızda olmama rağmen, varlığımı hissetmediğinizi söylüyorum.
  3. Şimdi size söylüyorum: Benim bir parçam olduğunuz için beni benliğinizde hissetmeniz yoksa doğal değil mi? Bu bakımdan sizin ruhunuzun benimkiyle birleşmesi yoksa doğru değil mi? Ben size her insanın içinde olması gereken yüceliği açığa çıkarıyorum, çünkü siz çok yanıldınız ve siz bu dünyada büyük olmak arzusuyla yanıyorsunuz, ama ruhen küçüldünüz! (331, 25 – 26)
  4. Artık bana: “Rab, neden benden çok uzaktasın, neden beni duymuyorsun, neden kendimi hayat yolunda yalnız hissediyorum?” demenizi istemiyorum.
  5. Sevgili halk, ben asla çocuklarımdan uzaklaşmam, imanınız eksik olduğu için, beni reddettiğiniz için ve kalbinizin kapılarını bana kapadığınız için benden uzaklaşan sizsiniz. (336, 60)
  6. Beni kendinizden uzakta hissetmenizi istemiyorum; çünkü hepinizin beni ruhen gelişmekle hissedeceğinizi, beni direkt algılayacağınızı size söyledim. Ruhunuz benim sesimi duyacak ve ruhen benim varlığımı göreceksiniz. Böylece ruhunuzu benim ruhumla sonsuza dek birleşmiş olarak görmek istiyorum, çünkü bu benim dileğimdir. (342, 57)