ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 24… Ruhi ve Maddi Yaratılış

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 24... Ruhi ve Maddi Yaratılış

<= Genel bakışa geri dön

Flag Turkey-270x180px Bölüm 24… Ruhi ve Maddi Yaratılış

=> PDF

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 24… Ruhi ve Maddi Yaratılış
Jesus Christus´un Vahyi

Almancadan tercüme: Jasmin

Ruhtan Yaratıkların Yaratılışı
Rab şöyle konuşuyor.                                                                                              

  1. Dünyalar yaratılmadan, bütün canlılar ve madde yaşamaya başlamadan önce, benim tanrısal ruhum vardı. Fakat ben her şey olmama rağmen, içimde sonsuz bir boşluk hissediyordum, çünkü ben kendimi halksız bir kral, öğrencisiz bir usta gibi hissediyordum. Bu nedenden ötürü bütün yaşamımı onlara adayacağım, onları o kadar içten seveceğim ve zamanı geldiğinde onlar için kanımı çarmıhta kurban edeceğim kendime benzer yaratıklar yaratmayı planladım.
  2. Eğer size ben sizi siz yaratılmadan önce bile sevdim diyorsam, karşı gelmeyin. Evet, çok sevilen çocuklar! (345, 20 – 21)
  3. Tanrı’nın Ruhu tek başına var olmasına rağmen, sevgi doluydu. Hiçbir şey henüz yaratılmamıştı. Tanrı’nın etrafında hiçbir şey yoktu ve yine de O seviyordu ve kendisini Baba olarak hissediyordu.
  4. O kimi seviyordu? Kendisini kimin babası olarak hissediyordu? Onlar O´ndan kaynaklanacak olan yaratıklar ve canlılardı ve onların gücü Tanrı’nın ruhunda gizlice dinleniyordu. O ruhta bütün bilimler, tabiat güçleri, özellikler ve yaratılış temelleri vardı. O ruh sonsuzluk ve zamandı. Bütün dünyalar ve yaratıklar yaratılmadan önce, o ruhta geçmiş zaman, şimdiki zaman ve gelecek vardı.
  5. O tanrısal ilham, tanrısal sevginin sonsuz gücü yoluyla gerçekleşti ve yaşam başladı. (156, 76 – 79)
  6. Tanrı’nın kendisine Baba diyebilmesi için rahminden ruhlar doğurdu ki, o yaratıklar Tanrı’nın özelliklerine benziyordu. Bu sizin başlangıcınızdı, böylece ruhsal yaşama başladınız. (345, 22)
  7. Yaratılışınızın nedeni sevgiydi, Tanrı’nın gücünü birisiyle paylaşma özlemi ve size irade özgürlüğü ile donatmamın nedeni de ayni şekilde sevgiydi. Kendimin çocuklarım tarafından sevilmesini istiyordum – kanunla değil, bilhassa ruhunuzdan kendiliğinden çıkan sevgi duygusuyla sevilmeyi istiyordum. (31, 53)
  8. Her ruh Tanrı’nın temiz bir düşüncesinden oluştu; ondan dolayı ruhlar Tanrı’nın mükemmel bir eseridir. (236, 16)

Büyük Ruhların Yaratılış Eserinde Etkinliği

  1. (Peygamber) İlyas, Tanrı’nın sağında alçakgönüllülükle kendisine Tanrı’nın hizmetkârı diye adlandıran büyük ruhtur. Onun ve diğer büyük ruhlar aracılığıyla ruhi uzayı harekete geçiririm ve büyük ve yüksek kararlar veririm. Evet, öğrencilerim, yaratılanları yöneten çok sayıda büyük ruhlar bana hizmet ederler. (345, 9)

Tanrı’nın Yazgı Düşünceleri

  1. Duyun öğrenciler, siz yaşamaya başlamadan önce, ben çoktan vardım ve benim ruhumda sizin ruhunuz gizliydi. Fakat sizi hak kazanmadan krallığımın mirasçısı yapmak istemiyordum, ne sizi yaratanın kim olduğunu bilmeden mevcut olana sahip olmanızı istiyordum, ne de yönsüz, amaçsız ve idealsiz benden gitmenizi istiyordum.
  2. Ondan dolayı size vicdan verdim ki, o size lider olarak hizmet etsin. Size özgür irade verdim ki, eylemleriniz benim gözümde gerçek değere sahip olsunlar. Size ruh verdim ki, o ruh hep aydınlığa ve temizliğe doğru yükselmeyi özlesin. Size vücut verdim ki, kalbiniz yoluyla iyi ve güzel olan şeyleri hissedin ve o vücut size maddi dünyada yaşamak için ölçüt olarak sürekli deney ve araç olarak hizmet etsin. (35, 48 – 49)

Ruhtan Yaratıklar İçin Maddi Dünyaların Yaratılması

  1. Uzay ilk defa ruhların varlığıyla aydınlandığı zaman, ruhlar ilk kelimelerini konuşan ve ilk adımlarını sendeleyerek atan çocuklar gibiydiler ve yüksek ruhaniyetli bölgelerde kalabilmek için ne gelişmiştiler, ne de güce sahiptiler. Böylece onların bir desteğe, bir dayanak noktasına kendilerini güçlü hissedebilmek için ihtiyaçları vardı. Böylelikle ruhlara madde ve maddi bir dünya verildi. Ruhlar (madde olarak ve maddeden bir dünyada) yeni durumlarında tecrübe ve bilgi sahibi oldular. (35, 50)
  2. Uzay yaratılanlarla doldu ve her şeyde Tanrı’nın sevgisi, kudreti ve bilgeliği kendisini gösterdi. Rab´bin kucağı yaratıklara ve vücutlara şekil verilmesi için atomların birleşmesini emrettiği andan itibaren sonsuz yaşam kaynağı gibiydi.
  3. Önce ruhsal yaşam ve ruhtan yaratıklar vardı, ondan sonra maddi tabiat yaratıldı.
  4. Birçok ruhsal yaratıkların vücuda sahip olmalarına ve onların maddi dünyalarda yaşamaları için karar verildiğinden dolayı önce her şey hazırlandı ki, Tanrı’nın çocukları her şeyi hazır bulsunlar.
  5. Rab, çocuklarının gideceği yola kutsamalar yağdırdı, uzayı yaşamla doldurdu ve insanların yollarını onların içine tanrısal bir kıvılcım koymakla güzelliklerle doldurdu ki, o kıvılcım vicdan ve ruhtur ve onu sevgiden zekâdan, kudretten, dilekten ve bilinçten yarattı. Fakat yaratılanı kudretine sardı ve ona varacağı yeri gösterdi. (150, 80 – 84)
  6. Tanrı dünyayı yaratıp orasını kefaret yeri olarak belirlediği zaman, çocuklarının hayat yolunda zayıflıklara ve hatalara düşeceklerini ve yenilenme ve mükemmelleşme yolunda ilk adımı atmak için yurda ihtiyaçları olduğunu biliyordu.

İnsanların Yaratılışı

  1. Dinleyin: En yüce olan Tanrı, sizi kendisine benzer yarattı – ama fiziksel bakımdan değil – özellikle ruhunuzun onunla donatılmış olduğu Baba´ya benzer yetenekler bakımından.
  2. Kendiniz Yaratan’ın benzeri sanmak sizin kibiriniz için ne kadar hoştu. Kendinizi Tanrı’nın yarattığı en çok gelişmiş yaratıklar olarak sayıyorsunuz. Eğer uzayın sadece sizin için yaratıldığını sanıyorsanız, fakat büyük bir yanılgıdasınız. Hangi bilgisizlikle kendinizi yaratıkların en üstünü sanıyorsunuz!
  3. Dünyanın bile sadece insanlar için yaratılmadığını kavrayın. Tanrı’nın yaratıklarının sonsuz merdiven basamağında sonsuz sayıda Tanrı’nın kanununa göre gelişen ruhtan yaratıklar vardır.
  4. Bütün yaratıkları kapsayan hedefler – siz insan olarak bu hedefleri anlamak isteseniz bile anlayamazsınız, Tanrı’nın her amacının büyük ve mükemmel olduğu gibi bu hedefler de mükemmel ve büyüktür. Fakat size doğrusunu söyleyeyim, siz Tanrı’nın ne en küçük, ne de en büyük yaratıklarısınız.
  5. Siz yaratıldınız ve o an ruhunuz yüce Tanrı’dan birçok özelliği olan ve zor görevinizi sonsuzlukta yerine getirebilmeniz için sizin için gerekli olan yaşamı aldı. (17, 24 – 28)
  6. Benim usta eserim olan ruhunuza tanrısal ışığımı koydum. Ona sevgiyle bir bahçıvanın bahçesinde sevdiği çiçeğe bakması gibi baktım. Sizi orada hiç bir şey eksik olmayan bu yaşam alanına bıraktım ki, beni ve kendinizi tanıyın. Ruhunuza öbür dünyadaki yaşamı hissetmek için yetki verdim ve ruhsal vücudunuza duyular verdim ki, canlanın ve kendinizi mükemmelleştirin. Size bu dünyayı teslim ettim ki, orada ilk adımlarınızı atmaya başlayın ve gelişme ve mükemmelleşme yolunda kanunumun mükemmelliğini kavrayın öyle ki, hayatınız boyunca beni daha çok tanıyın, sevin ve hak ettiklerinizle bana ulaşın.
  7. Size irade özgürlüğü verdim ve vicdanla donattım. İrade özgürlüğü kanunuma göre kendinizi özgür geliştirmeniz içindir, vicdan ise iyiyi kötüden ayırt etmek içindir ki, mükemmel bir hâkim olarak ne zaman kanunuma uyduğunuzu veya uymadığınızı söyleyesiniz.
  8. Vicdan, sizi hiçbir an terk etmeyen benim tanrısal ruhumun ışığıdır.
  9. Ben yolum, hakikatim ve yaşamım, ben barışım, mutluluğum ve benimle birlikte olacağınızın ve bütün sözlerimin gerçekleşeceğinin sonsuz vaadiyim. (22, 7 – 10)

Cenneti Hatırlama

  1. İnsanlığın ataları olan ilk insanlar ruhlarının “ruhi vadiden” birlikte getirdiği izlenimleri bir süre saklamayı başardılar. İçlerindeki güzellik, barış ve mutluluk izlenimleri hayatlarında fiziksel tutkular ve sağ kalma mücadelesi ortaya çıkmadığı sürece bir süre devam etti.
  2. Fakat size o insanların ruhunun ışık dünyasından kaynaklanmasına rağmen, en yüksek yurtlardan gelmediğinizi söylemeliyim ki, o yurtlara siz sadece hak ettiğiniz eylemlerle ulaşabilirsiniz.
  3. Yine de o ruhi yaratıkların ilk adımlarında sakladıkları masumiyet, barış, iyilik ve sağlık durumları ışık zamanı olarak unutulmaz türdendi ve o zamanın şahidi olarak onlar onu çocuklarına ve çocukları da gelecekteki nesillere ilettiler.
  4. İnsanların maddeleşmiş aklı bu şahitliğin gerçek anlamını yanlış anladı ve sonuçta ilk insanların yaşadığı cennetin dünyevi bir cennet olduğuna onun ruhtan yaratıkların ruhi durumu olduğunu anlamadan inandı. (287, 12 – 13)

İnsanların Yapısı

  1. Ruh ve vücut farklı niteliktedir. İkisinden oluştunuz ve vicdan bu ikisinin üstündedir. Ruh ışığın kızıdır, vücut topraktan kaynaklanır, maddedir. İkisi de bir yaratık olarak birleştiler ve birbirlerine karşı savaşırlar. Tanrı’nın varlığı vicdandadır ve o vicdan ruh ve vücuda liderlik eder. Bu savaş (ruh ve vücut arasında) bugüne dek devam etti. Ama sonunda ruh ve vücut ahenk içinde kanunumun ikisine de taksim ettiği görevleri yerine getirecekler.
  2. Siz ruhu bir bitki olarak, vücudu da toprak olarak düşünebilirsiniz. Maddeye ekilmiş ruh büyür, yukarıya yükselir. Bu arada insancıl yaşamı esnasında yaşam sınavlarından ve derslerinden beslenir. (21, 40 – 41)

Yaratan’ın Yaratıklarıyla Ahengi

  1. Tanrı’nın Ruhu uçsuz bucaksız büyük bir ağaç gibidir. Dalları ise dünyalar, yaprakları ise yaratıklardır. Ağacın gövdesinden dallara, oradan yapraklara kadar ulaşan ağacın suyu ayni olduğu için sizi aranızda birbirinize bağlayan ve sizi Yaratan´la birleştiren sonsuz ve kutsal olan bir şeyin varlığına inanmıyor musunuz? (21, 38)
  2. Her şeyi kapsayan ruhum benim yarattıklarımın hepsinin içinde – ister ruhsal, isterse maddeden olsun – varlığını sürdürür. Her şeyde eserim vardır ve o benim mükemmelliğimin her yaşam düzeyinde şahitliğini eder.
  3. Tanrısal eserim her şeyi kapsar – sağımda duran en büyük ve mükemmel yaratıklardan gözle görünmeyen küçücük yaratıklara, bitkilere, minerallere, yaratıklara şekil veren atoma ve hücreye kadar.
  4. Bununla sizi yeniden benim yarattıklarımın mükemmelliğine işaret ediyorum – maddi yaratıklardan mükemmelliğe ulaşmış ruhlara kadar. Bu benim eserimdir. (302, 39)
  5. En üstün kanun olan ruhsal kanundan uzaklaşanlar daha aşağı veya maddi kanunların egemenliğine girerler. Bu kanunu insanlar pek bilmez. Fakat her kim en yüksek kanuna itaat ederse ve o kanunla ahenk içinde yaşarsa, o insan sizin doğal dediğiniz bütün kuralların üstündedir. O insan bilim ve din yoluyla bilgiye sahip olan insanlardan daha iyi hisseder ve anlar.
  6. Jesus´un sizi sizin mucize dediğiniz eylemlerle şaşırtması bundandır, fakat size sevgisinden dolayı verdiği öğretileri tanıyın. Bütün yaratıklarda titreşen Tanrı’da olağanüstü ve çelişkili şeyler olmadığını anlayın. (24, 42 – 43)