ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 29… Öbür Dünyada Ruhların Arınması ve Yükselişi

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 29... Öbür Dünyada Ruhların Arınması ve Yükselişi

<= Genel bakışa geri dön

Flag Turkey-270x180px  Bölüm 29… Öbür Dünyada Ruhların Arınması ve Yükselişi

=> PDF

ÜÇÜNCÜ ANTLAŞMA Bölüm 29… Öbür Dünyada Ruhların Arınması ve Yükselişi
Jesus Christus´un Vahyi

Almancadan tercüme: Jasmin

Vicdan Azabı, Pişmanlık ve Kendini Suçlama
Rab şöyle konuşuyor…

  1. Ruhunuzun kendisini kirletmesini istemiyorum, ne de gerçek yaşama dair ölmesini istiyorum. Eğer sizi zararlı zevklere ve eğlencelere kendinizi vermiş olarak bulursam, ondan dolayı adaletimle size musallat olurum. Ruhunuz benden nasıl çıktıysa, benim kucağıma öyle temiz gelmelidir.
  2. Vücutlarını toprakta bırakan herkes ve şaşkınlık içinde dünyadan göçenler, ruhunu aydınlatan benim varlığımı sonsuzluğun ışığında gördükleri zaman, derin uykularından kan ağlayarak ve kendilerini suçlamanın ümitsizliğiyle uyanacaklar. Istırap çocukta devam ettiği sürece, onu acılarından kurtarmak için, Baba da acı çeker. (228, 7 – 8)
  3. Bilgisizlikten kaynaklanan vicdan azabı ve azaplar – ruhsal yaşama sevinebilmek için ruhi gelişme eksikliğinden doğan – (günahlarla) lekeli ve hazırlıksız olarak ruhsal yaşamın eşiğine gelenler için bu ve daha fazlası ruhların kefaretini içerir.
  4. İnsanların günahını, kusurlarını ve ahlaksızlığını Baba’yı incitme olarak göremeyeceğimi bilin, çünkü insanlar (kötülükleriyle) kendilerine zarar verdiklerini biliyorum. (36, 56)
  5. Eğer birbirinizi sevseydiniz ve Babanız´ın dileğini yerine getirseydiniz – eğer irade özgürlüğünüzden biraz fedakârlık etseydiniz ve vicdanınızın emrettiklerini yerine getirseydiniz – hayatınız ne kadar aydınlık ve biliminiz ne kadar harika ve yol gösterici olurdu. Biliminiz o zaman maddi sınırları aşarken, doğaüstüne dokunurdu; çünkü şimdiye dek bilim o sınırlara yaklaşmadı bile.
  6. Dünyadan göçüp sonunda Tanrı’nın hakikati karşısında duran bilim adamlarının ruhu nasıl bir şaşkınlık hisseder! Orada o utanarak başını eğer ve onun gururunu affetmemi rica eder. O (bilim adamı) her şeyi bildiğine ve her şeyin üstünden geldiğine inanıyordu ve bilgisinin veya kavrama gücünün ötesinde olan bir şeyin var olduğunu inkâr ediyordu. Ama şimdi, yaşam kitabının önünde durduğu için, Yaratan’ın sonsuz eserinin önünde, kendi zavallı halini anlamak zorunda ve kendisini tamamen bilge olan (Tanrı’nın) önünde alçakgönüllülüğe bürünmek zorundadır. (283, 48 – 49)
  7. Ruhsal dünyaya geldiğiniz zaman, dünyada işlediğiniz günahları düşünmek zorunda olduğunuz için korkmayın. Eğer kendinizi ıstırapla arınmanızı sağlarsanız ve pişmanlık kalbinizde uyanırsa, eğer hatalarınızı telafi etmek çabalarsanız, o zaman bana layık ve ruhi temizlikle bana ulaşacaksınız ve hiç kimse, vicdanınız bile geçmişteki kusurlarınızı hatırlatmaya cesaret etmeyecek.
  8. Mükemmel vatanda (öbür dünyada) her ruh için zamanda ve sonsuzlukta sahibini bekleyen yer vardır. Sevginin, merhametin, imanın ve hak ettiklerinizin merdiveninde hepiniz birer birer krallığıma ulaşacaksınız. (81, 60 – 61)

Dengeleyici Adalet

  1. Sadece çok az öğrencim bu dünyada vardı ve daha küçük bir sayıda tanrısal Usta gibi olanlar vardı. Ruhsal vadide ise çok öğrencim var, çünkü orada öğretilerimi anlamada en çok ilerleme yaparlar. Orada sevgiye acıkan ve susayan çocuklarım insanların onlara reddettiklerini Usta´dan alırlar. Dünyada alçak gönüllülüklerinden ötürü onlara değer verilmeyenler, orada erdemleriyle parlıyorlar ve dünyada sahte ışıkla parlayanlar ise, üzgün ve pişmanlıkla ağlıyorlar.
  2. Öbür dünya, gözyaşlarınızla beni kutsayarak suçlarınızın kefaretini öderseniz, sizi dünyada tahmin edemeyeceğiniz şekilde kabul ettiğim yerdir. Hayat yolunuz esnasında bir an şiddetli bir isyanınızın önemi yoktur. Sizin büyük ıstırapları yaşadığınızı ve o günlerde bana itaatinizi ispatladığınızı ve adımı kutsadığınızı hesaba katacağım. Sizin itaatsizliğiniz yüzünden olsa da, siz de küçüklüğünüzün sınırında birkaç Golgota anları yaşadınız.
  3. Tanrı’ya bir an itaat ve sevgi sayesinde öbür dünyada yaşam ve merhamet zamanı kazandığınıza bakın. İnsanların bana olan kısa sevgisine benim sonsuz sevgim böyle karşılık verir. (22, 27 – 29)
  4. Karşılığını bu dünyada almadığınız her iyi eylemin ödülünü öbür dünyada alacaksınız. Ama ruhsal yaşamı için hiç bir şey yapmayanlar ve ruhsal dünyaya girerken elleri bomboş (iyilik yapmamış olanlar) olanların pişmanlığının büyük olacağını bilmeden, kaç taneniz bu mutluluğun tadını bu dünyada çıkarmak ister. (1, 21)
  5. Dünyada şeref ve övgüyü arayanlar, onları bu dünyada alsınlar; ama onlar çok kısa sürecekler ve onlar ruhsal dünyaya girdikleri zaman, onlara faydası olmayacak. Paraya değer verenler, ödüllerini bu dünyada alsınlar, çünkü aradıkları oydu, fakat öbür dünyaya göçmek için her şeyi bu dünyada bırakma zamanı geldiği zaman, birçok iyilik yapmış olduğunu sansa bile, ruhu için hiç bir ödül hakkına sahip olmayacak.
  6. Buna karşın her kim iltifat ve torpili reddetmişse, insanları temiz kalple ve çıkarsız şekilde sevmişse, her maddi ödülü reddetmişse, iyilik ekmekle meşgul olanlar ve iyilik eylemlerini yerine getirmeye sevinenler – bu insanlar ödüllerini düşünmeyecekler, çünkü onlar kendi bencil dilekleri için yaşamayacaklar, bilhassa insanlar için – onların sevinci ve mutluluğu Rab´bin kucağına vardıklarında, ne kadar da büyük olacak! (253, 14)
  7. Bu devirde size temiz ve mükemmel bir talimat getiriyorum. Ondan dolayı iş gününüzün sonunda sadece gerçek sevgiyle yaptıklarınızın geçerli olacağını size söylüyorum; çünkü bu sizin hakikati bildiğinizi ispat edecek. (281, 17)
  8. Şu anda değerini bilmediğiniz iyi bir eylem yaptığınız için yaptığınız iyilikleri hiç öğrenmeyeceğinizi düşünmeyin. Hiçbir iyiliğinizin ödülsüz kalmayacağını size söylüyorum.
  9. Ruhsal dünyaya ulaştığınızda, çoğunlukta değersiz görünen küçük eylemlerinizin iyilikler zinciri olduğunun farkına varacaksınız ki, o zinciri diğerleri uzatır, ama onu başlatanın memnuniyeti ile hep sonuçlanır. (292, 23 – 24)
  10. Ben sizi ruhunuz için hak kazanmanıza ilham veriyorum, ama o sizi kendinizi kurtarma bencil isteğine teşvik etmesin, bilhassa eylemlerinizi insanlığı, gelecek nesilleri düşünerek yapasınız. Onlar “öncekiler” tarafından yolu düzeltilmiş olarak gördükleri zaman, sevinçleri büyük olacak. Sevinç ve barış kardeşlerinizin ruhuna ulaştığı için mutluluğunuz o zaman sınırsız olacak.
  11. Sadece kendi kurtuluşu ve mutluğunu düşünenlerde bu nasıl da farklıdır; çünkü onlar kendi eylemleriyle neden oldukları yere ulaştıkları zaman, geride bıraktıkları insanların acıların yükünü taşırken gördüklerinde, bir an bile huzur ve sevinci tadamazlar.
  12. Size doğrusunu söyleyeyim, bu öğretinin gerçek öğrencileri benim ışığım olan ruhları gibi adaletli ve ruhen temiz eylemli insanlar olacaklar. (290, 76 – 77)
  13. Eğer alçakgönüllüyseniz, ruhi zenginliğiniz sizi bekleyen öbür dünyada çoğalacak. O zaman varlığınızın en güzel hislerini size sunan huzura sahip olacaksınız. Ve Tanrı’nın yaratıklarının sadık koruyucusu, acı çekenlere teselli ve barıştan mahrum olanlara barış olmakla ruhunuzda Baba´ya hizmet etme arzusu doğacak. (260, 29)

Ruhların Tanrı’nın Krallığına Yükselişi

  1. Ruhunuzun hemen dünyada çok yüksek yaşam seviyelerinin ve çok büyük bilgilerin hayalini etmeye başlayabileceği bu “Üçüncü Devirdir”. Çünkü kim bu dünyadan göçerse ve ruhunda bulacağı bilgileri çoktan yanında götürürse ve ruhi yetilerinin gelişmesini, o insan hak ettiği ödüllerinden dolayı yaşayacağı yere gelinceye dek birçok gezegenden kalmadan geçecek.
  2. O insan tamamen ruhsal durumunun bilincinde olacak, görevlerini yerine getirmesini nerde olursa olsun bilecek. O sevginin, ahengin ve adaletin dilini anlayacak ve düşünce olan ruhi dilin berraklığıyla kendisini ifade edebilecek. Onun için uçurumlar, şaşkınlık ve gözyaşları olmayacak ve o ona sonsuz miras olarak düşen yerlere yaklaşmanın daha da çok sonsuz mutluluğunu hissedecek. (294, 55)
  3. Tanrı’nın cennete götüren merdiveninde kendi ruhi gelişme seviyelerine göre çeşitli basamaklarda yer alan sayısız ruhlar vardır. Ruhunuz, bu merdiven basamaklarında mükemmelleşmeye ulaşmak için uygun özelliklerle ve Tanrı’nın belirlediği yüksek kararlara göre hedefe ulaşmak için yaratıldı.
  4. O ruhların hedefini bilmiyorsunuz, fakat benim yarattıklarımın mükemmel olduğu gibi onların da mükemmel olduğunu size söylüyorum.
  5. Baba’nın size hediye ettiği yetenekleri hâlâ anlamıyorsunuz. Fakat endişelenmeyin, çünkü daha sonra onun bilincinde olacaksınız ve onların size beyan edildiğini göreceksiniz.
  6. Sizin gibi çeşitli yaşam seviyelerinde yaşayan sayısız ruhlar yüksek bir güç yoluyla birleşmiştir ki, o güç de sevgidir. Onlar mücadele, daha yüksek gelişme için yaratıldılar, ama duraklamak için değil. Kanunlarımı yerine getirenler tanrısal sevgide büyüdüler.
  7. Fakat size hatırlatmak istiyorum, ruhunuz büyüklük, güç ve bilgelik kazandığı zaman bile, onun özellikleri Tanrı gibi sonsuz olmadığı için her şeye gücü yetmeyecek. Fakat onlar sizi ilk andan itibaren Yaratan’ın sevgisinin çizdiği doğru yola, mükemmelleşmenin doruğuna götürmeye yetecekler. (32, 34 – 37)
  8. Ruhunuzun mükemmelliğe ulaşması için yedi gelişme basamağını aşması gerekir. Bugün dünyada yaşadığınız için cennete götüren merdivenin hangi basamağında olduğunuzu bilmiyorsunuz.
  9. Ruhunuzun bu sorusunun yanıtını bilmeme rağmen, şu an size onu söyleyemem. (133, 59 – 60)
  10. Her basamak, her yaşam yeri ruha daha büyük bir ışık ve daha mükemmel bir mutluluk sunar. Ama en büyük huzur, ruhun mükemmel mutluluğu geçici yaşam yerlerinin ötesindedir.
  11. Kaç kere Tanrı’nın kucağında önceden mükemmel mutluluğu hissettiğinizi, o mutluluğun bu dünyadan göçtükten sonra gitmek zorunda olduğunuz gelecek bir dünyanın benzeri olamayacağını bilmeden, sanacaksınız. (296, 49 – 50)
  12. Yolun inandıklarından daha da çok uzun olduğunu bilmeden, kaç insan öldükten sonra o anda bana ulaşmak beklentisiyle ölümü özlüyor öyle ki, o zaman cennette bana sonsuza dek tapsın. Bana götüren cennet merdiveninde sadece bir basamak daha yukarı çıkabilmek için insanın bu dünyada doğru olarak yaşamış olması gerekir. Birçoklarının öğretimin içeriğini yanlış anlamaları bilgisizlikten gelir. (164, 30)
  13. İnsanlar tarafından yıkıcı güçler harekete geçirildi. Savaş adını her kalbe ekti. Ne kadar çok ıstırap insanlık yaşadı! Ne kadar çok terk edilmişlik, sefillik, öksüzlük ve üzgünlük hayat yolunda bıraktı! Savaşta ölen ruhların öldüğünü mü sanıyorsunuz yoksa yaşamın parçası, insanda varlığını sürdüren sonsuzluk sona mı erdi?
  14. Hayır, halk: Ruh savaş ve ölümden ölmez. Kendi ruhumun bir parçası olan o ruhlar acıların savaş alanından yükseldiler ve yolumda yaşamaya devam etmek, gelişmek ve ilerlemek için yeni bir ufku arıyorlar. (262, 26 – 27)
  15. Size dünyayı verdim öyle ki, hepiniz ayni şekilde onun sahibi olun, barış içinde yaşayın ve yeteneklerinizi geliştirmek için ve ruhunuzu yeni yurduna yükselişini hazırlamak için geçici yurt olarak kullanın.
  16. Size: “Rab´bin evinde birçok yerler vardır” diye söyledim. O yerleri ruhunuzun gelişme derecesine göre tanıyacaksınız. Her ruhi gelişme sizi bana daha da yaklaştıracak ve eylemlerinize göre gelişmeye ulaşacaksınız, çünkü her şey Tanrı’nın düzeni ve adaleti altındadır.
  17. Hiç kimse bir yaşam seviyesinden öbür yaşam seviyesine geçişinizi engelleyemeyecek ve sonunda her birinizin ruhunda ve benim ruhumda da sevinç çığlığı ve kutlama olacak.
  18. Ben sizi hazırlıyorum öyle ki, gitmeniz gereken yolun uzun olduğunu bilesiniz ve ilk eylemlerinizle onların size hemen o yurtlara kapıları açacağı düşüncesiyle yetinmeyesiniz.
  19. Fakat size bunu da söylüyorum. Ruhi gelişmenin belli bir bölümüne ulaşmak sayısız engelleri aştıktan sonra, kat ettiği büyük mücadeleli, acı günlerle dolu ve barışla dolu saatlere geriye bakmak için duraklamak ruh için güzel ve memnun edicidir.
  20. Sonunda etrafınızda parlayan zafer, ödül ve adalet ve Babanız´ın yanınızda mevcut olan mükemmel ruhu Oğul’u kutsayarak ve gelecek yaşam basamağına hazırlanırken onu kucağında dinlendirir. Böylece o birisinden öbürüne sonsuza dek benim yanımda yaşamak için sonunda en yüksek gerçekleşmeye ulaşıncaya dek gider. (315, 34 – 36)
  21. İnsanı Yaratan´a benzer yapan ruhun kıvılcımı daha daha ondan kaynaklandığı sonsuz aleve yaklaşır ve her kıvılcım bilinçli, sevgiyle parlayan, bilgili ve güçlü bir yaratık olacak. O yaratık, küçücük bir acı veya en küçük bir çile bile olmayan ve gerçek mutluluğun egemen olduğu mükemmelliğinin durumuna sevinir.
  22. Eğer bu ruhunuzun hedefi olmasaydı – size doğrusunu söyleyeyim, öğretimi birçok talimatlarla bildirmezdim, çünkü o zaman “Birinci Devrin” kanunu dünyada barış içinde yaşamak için yeterdi.
  23. Ama insanlar arasında yaşadığımı ve onlara bu hayatın ötesinde çok çok daha iyi dünya vaat ettiğimi göz önünde tutarsanız ve başka bir devirde size konuşmak için ve anlamadığınız her şeyi açıklamak için bundan başka yine geleceğime söz verdiğimi hatırlarsanız, böylece insanın ruhi belirlenmesi daha yüksek, beklediğiniz her şeyden çok çok yüksek olduğu ve vaat edilen mutluluğun tahmin ve hayal edebildiğinizden çok çok büyük olduğu sonucuna varacaksınız. (277, 48 – 49)